10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi

’10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi’

10 yıl önce tam da bugün 25 Temmuz’da vizyona giren The Dark Knight yayınlandığı dönemde büyük sansasyonlara sebebiyet vermiş ve herkes tarafından beğenilen bir film olmuştu. Günümüzde bir süper kahraman filminin ortak ağızdan bu kadar çok övülmesi neredeyse imkânsıza yakın. Ancak Christopher Nolan imzalı bu film bunu başarmıştı. Film, yayınlandığı günden bugüne o kadar çok şeye etki etti ki zamanında aldığı övgünün ne kadar haklı olduğunu bugün bile ortaya koyuyor.

Bu etkiler neye, kime, nasıl sirayet etti? Gelin, hep beraber The Dark Knight’ın yayınlandığı günden bu yana yarattığı 10 etkiye bir göz atalım. Elbette bu yazımız spoiler dolu bir yazı olacak. Ama aramızda The Dark Knight’ı izlemeyen var mıdır? Olabilir mi böyle bir şey? Lütfen olmasın çünkü.

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

1 – Batman

Elbette bir Batman filminin en büyük etkisi Batman karakterine olacaktı, Batman şehrine değil. Gerçi şehri bile etkilemişti, karakterin ismine dava açmışlardı ya neyse… Ama durun, önce bir okuyun. Christopher Nolan
filmlerinden önce çekilen son iki Batman filmi 1995 yapımı ‘Batman Forever’ ve 1997 yapımı ‘Batman And Robin‘ filmiydi. Bu iki film, süper kahraman tarihinin en karizmatik karakterinin karizmasını öyle bir çizmişti ki toparlaması biraz zaman aldı.

Önceki filmlerin yarattığı ön yargı öylesine güçlüydü ki ‘Batman Begins’ çıkmadan önce herkes “Amaan yine bir Batman filmi” modundaydı. İlk film, bu ön yargıları kırabildi. Christopher Nolan2005 yılında ‘Batman Begins’i çekerek Batman karakterinin yaralarını sarmıştı. Tabii ki bu noktada Christian Bale’nin de hakkını yememek lazım. Ama ikilinin işi burada bitmiyordu. Bu film, yaralarını saran Batman karakterinin şahlanış filmi oldu. Taraflı ya da tarafsız her kesimin iyi diyebildiği bir film, Batman’e nasip oldu. Başka kime olabilirdi ki zaten?

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

2- Süper Kahraman Filmleri

Süper kahraman filmi nedir? Esas oğlan, süper güçlerini kazanıp bunları keşfederken azıcık tökezler sonra popülaritesinin zirvesine çıkar, karşısına kötü karakter gelir ve işler boka sararken, kötü karakter tam kazanacakken gerçek aşk veya inanmışlık kazanır. Süper kahraman da günü kurtarır. Marvel Comics filmlerinin en çok eleştirildiği konu budur mesela. Her şey bir formül üzerinden ilerler ve çok haklı olarak bazı sinemaseverler de süper kahraman filmlerini sevmez.

Bu film, bu klişelere uymadan bir süper kahraman filmi yapılabileceğini gösterdi. Kaldı ki filmi Batman karakterini hiç bilmeyen birine macera-suç filmi olarak sunsanız gayet de izleyip deli gibi de zevk alır. Yani babaların bile izleyebileceği tarzda bir süper kahraman filmi öyle diyeyim.

Filmin içinde kendine bağlayacak bir sürü öğe var. Senaryo kaleminin bu kadar güçlü olduğu karakter değişimleri ve sağlam replikler gibi esas oğlanın teknik olarak kaybettiği bir süper kahraman filmiydi. Bu etkiyi 2008’den beri diğer tüm süper kahraman filmlerinde de görebiliyoruz. Hatta Marvel’da bile!

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

3 – Christopher Nolan

Christopher Nolan, her zaman iyi bir yönetmendi. 30 yaşındayeken 2000 yapımı ‘Memento’ gibi bir filmi bize hediye etmiş ve 32 yaşındayken de Al Pacino ve Robin Williams’la 2002 yapımı ‘Insomnia‘ filmini çekiyordu. Ancak her yönetmenin zincirini kırdığı ve ‘Ben oldum.‘ dediği film vardır. Christopher Nolan’ın en üst seviye yönetmenler listesine girmesi 2008 yapımı ‘The Dark Knight’ ile oldu diyebiliriz. Tabii ki ‘The Dark Knight’ın ardından 2010 yapımı ‘Inception’ gibi bir şaheser çıkarması onun namını daha da yüceltmiştir elbet de. Ancak kendisi bile kariyerinin kırılma anlarını sayarken ‘The Dark Knight’tan bahsedecektir.

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

4 – IMDB TOP 250

The Dark Knight’ çıktığı zamanki haberleri hatırlıyorum. ‘The Dark Knight, IMDB’de 1 numara yerleşti., ‘Zirve Batman’in oldu.’Tabii o zamanlarda internet bu kadar sık kullanılmıyor. Troll kavramı yok. Gıcığına filmi izlemeden sıfır puan veren kimse yok. 2008 yılında IMDB’de böyle bir etki, belli ki hiç beklenmiyordu. Filmin listenin başına yerleşmesi, büyük yankı uyandırdı. Tabii daha sonra büyüklerimiz ‘Höst lan, Batman tamam da The Godfather var orada. diyerek oylarıyla The Godfather’ı zirveye aldılar. Kısa bir süre sonra da 1972 yapımı The Godfather’ın çok maskülen bir film olması sebebiyle Stephen King’in 1994 yapımı ‘Shawshank Redemption‘ filmi zirveye yerleşti, o ayrı bir konu. Ama ‘The Dark Knight’ın IMDB listesine yaptığı bu vurgun sonrası, IMDB Top 250 listesi daha ciddiye alınır oldu. İnsanlar, sinemaya gitmeden önce sitede filmin puanına bakar oldular. Bazı sitelerde ‘IMDB +7 filmler’ diye kategoriler açılır oldu. Hangi siteler onlar, tabii ben de bilmiyorum, arkadaşlar dedi.

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

5- Marvel Comics Sinema Evreni

Evet, Marvel Comics Sinema Evreni… 2008 yılında Marvel Comics Sinema Evreni’nin tohumları atılıyordu. Bunu da 2008 yapımı ‘Iron Man‘ filmiyle yaptılar. Bu film kesinlikle kötü bir kâr elde etmedi. Box Office’da 585 milyon dolar gelir elde etti. Ancak ‘The Dark Knight’ 1 milyar doları aşkın bir gelir elde etmişti. ‘The Dark Knight‘ üçlemesi tam anlamıyla Marvel Comics Sinema Evreni’nin rakibi olmasa da çıkardığı çıta itibariyle Marvel Comics Sinema Evreni’nin gelişimine katkı sağlamıştır diye düşünüyorum.

Ayrıca ‘The Dark Knight’taki farklı anlatım ve sadelik, bir süper kahraman filminin illa bir ‘Toy Movie‘ olması gerekmediğini de tam anlamıyla kanıtlıyordu. Gerçi bu manada 2005 yapımı ‘Batman Begins‘in hakkını da yememek gerekir, o ilk göz ağrımız. Marvel Comics’in hâlâ kendisine has ve daha renkli bir anlatım tarzı olmasına rağmen, ‘The Dark Knight’ın oluşturduğu, yüzeysel olmayan kötü adam ve süper kahraman algısı ile gerçekçi anlatım insanların hoşuna gitti. Filmin oluşturduğu bu etkiyle insanlar da Marvel Comics evrenini de bu doğrultuda eleştirmeye başladı. Özellikle Marvel Comics evreninin son filmlerinde bu eleştirilerin sonuç verdiğini de görmeye başladık.

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

6- DC Comics Sinema Evreni

The Dark Knight’ın etkileri diye iddialı bir başlık attık. İlk olarak olumlu etkileri düşünmüş olabilirsiniz ama filmin en kötü etkisi DC Comics Sinema Evrenine oldu. DC Comics Sinema Evreni’nin neden sarpa sardığına dair daha sonra illa ki buradan konuşacağız. Ancak, bu evren oluşturulurken ilk etapta hep ‘The Dark Knight‘ ile karşılaştırıldı. Bu DC Comics’in kaderiydi. ‘The Dark Knight’ seviyeyi öyle bir noktaya çıkarmıştı ki DC Comics filmleri ‘en kötü’ olarak ‘The Dark Knight‘ seviyesinde olmalıydı. Bu seviyeyi aşamayınca beğenilmediler, beğenilmeyince de telaşa kapılıp saçma sapan hareketlerde bulundular. Bu konuyla ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum, asabım bozuluyor.

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

7 – Hayran Kitlesi

Bu etki, en çok şahsi gözlemime dayanarak söyleyeceğim bir etki. Genellikle süper kahraman filmlerinin izleyici kitlesi ‘Geek‘ dediğimiz insanlardır. Gerçi Geek olmak da moda olduğu için sahiden Geek mi modayı mı takip ediyor anlayamadığımız insanlar da var, neyse… ‘The Dark Knight‘ demin de belirttiğimiz gibi sadece Geek kültürüyle ilgili olan insanların değil, çok farklı kesimlerin hayranlık duyduğu bir film. Bu filmin her hayranı Batman evrenini bilmiyor mesela. Bu eleştirilecek bir şey de değil açıkçası. Çünkü sinema sanatı adına da çok fazla şey sunuyor bu film! Replikler, çekim teknikleri, karakterler izleyeni tam anlamıyla büyülüyor. Bu yüzden de sinemayı seven herkesin bu filmi seveceğini söyleyebiliriz. Haliyle çok geniş bir kitleye de hitap ediyor.

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

8- Why So Serious?

Aslında başlığı sosyal medya olarak atacaktım ama şu cümle sosyal medyayı bile o kadar aştı ki daha kapsayıcı olacağını düşündüm. Hatırlarsınız, filmin ilk çıktığı dönemde o kadar çok ‘Why so serious?’ repliğiyle, caps’leriyle karşılaşıyorduk ki az daha gına geliyordu. Hatta biraz da gelmişti ne yalan söyleyeyim. Deli gibi Joker Cosplay‘leri görür olmuştuk. Tamam, Cosplay güzel yapılınca çok saygı duyulacak bir şeydir de… Pelinsu’sundan, Sümeyye’sine; Berkcan’ından, Muhittin’ine herkes yaptı be abi.

9 – Kötü Adam

En iyi iki etkiyi en sona sakladım elbet. ‘The Dark Knight’ filminin en büyük etkisi belki de kötü adamdır. Çıtayı yine çok yüksek bir yere koyuyor bu film. Son dönem kötülerini hiçbirimiz beğenmiyoruz artık. Hâlâ filmde Joker sahnelerini izlerken göz bebeklerim daha fazla büyüyordur, eminim. Heath Ledger’in müthiş oyunculuğunun yanı sıra harika yazılmış bir kötü adam da var karşımızda. Christopher Nolan ‘Joker’e bilerek bir geçmiş yazmadık, bu onu daha gizemli kılıyordu.” diyor bir röportajında. Çok basit bir fikir gibi görünüyor ama dahice. Karakterin bu kadar peşinden sürüklemesi, gizemli, bilinmez ve tahmin edilemez olmasından dolayı aslında. Elbette ki tüm süper kahraman filmlerinde Joker’e yakın bir kötü adam beklememiz belki de bizim hatamız. Joker’in özelliği zaten ‘tek’ olması.

Gelelim ikinci kötü adamımıza; Harvey Dent. Bak, Joker’i yapamadınız, Two-Face standardına yaklaşan bir kötü de olur sevgili senaristler. Karakterin gelişimi demiştik, filmde Batman ile birlikte Harvey Dent’in de değişimi muazzam. ‘Ya kahraman olursun ya da bir kötüye dönüşecek kadar uzun yaşarsın.” diyor Harvey Dent. Daha sonra bu sözünün kanlı canlı kanıtı oluyor… Sahiden niye artık bu kadar iyi kötü adamlar yazılmıyor ya?

The Dark Knight
10.Yılı Şerefine: 10 İnanılmaz The Dark Knight Etkisi / Kurmaperver

10 – HEATH LEDGER

Yalnız, son üç maddeye dikkat ederseniz neredeyse komple Joker. Karakter adına mı bir madde belirtsem yoksa Heath Ledger adına mı çok düşündüm. Heath Ledger’dan özellikle bahsetmeyi daha uygun gördüm. Kendisinden ne kadar bahsetsek az kalır zaten. Filmin Heath Ledger’a olan etkisinin kötü olabileceğine dair maalesef çok fazla teori de mevcut. Sanatçının Joker rolü etkisinden çıkamayıp, derin bir depresyona girip intihar ettiğini de söyleyenler var. Farklı nedenlerden dolayı ölümünün gerçekleştiğini de söyleyenler var. Şahsen Joker karakterinin oyuncuya bu kadar yıkıcı bir etkisi olduğunu düşünmek istemiyorum.

Ancak Heath Ledger’in Joker karakteriyle beyaz perde de yıkıcı bir etki bıraktığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Süper kahraman filmlerine mesafeli yaklaşan Akademi, Oscar Ödülü‘nü paşa paşa Heath Ledger’a verdi. Oscar Ödülü‘nü öldüğü için söyleyenler de olacaktır ama siz bunu söyleyen biri görürseniz muhakkak ağzına bir iki kez vurun. Heath Ledger o kadar insan üstü bir performans sergilemişti ki Oscar Ödülü‘nü ona vermemek, Akademi’nin tüm saygınlığını yitirmesine sebep olurdu. Gerçi sürekli yitiriyor o saygınlığı ama bu öldürücü darbe olurdu.

The Dark Knight’ filminin Heath Ledger’a etkisi, Heath Ledger’ın ise tüm beyaz perdeye etkisini, son on yılda fazlasıyla gördük. Bu etki maalesef 2016 yapımı ‘Batman v Superman: Dawn of Justice’ filminde aslında çok iyi bir aktör olan, Jesse Eisenberg’in çakma bir Joker (esasen Lex Luthor) karakteri ortaya koymasına sebep oldu. Ancak Heath Ledger’ın Joker yorumunun oluşturduğu pozitif etki bunun çok daha fazlasıydı. Bugün neredeyse tüm oyunculuk okullarında amatör oyuncular metot oyunculuğuyla ilgili Heath Ledger’ın Joker’e hazırlanış sürecini öğrenip Joker’in sahnelerini tekrar canlandırıyorlar.

Görüldüğü üzere Heath Ledger’ın ‘The Dark Knight’ vesilesiyle yarattığı etki, kurslara kadar gitmiş durumda. ‘Ölmeseydi acaba neler ortaya koyardı? düşünmeden edemiyor insan. Ancak bedeni toprak olsa bile, yarattığı etkinin on yıl değil de sonsuza kadar süreceğini söylemek mümkün.

 

The Dark Knight

 

Yazar: Cengizhan Babacan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: