Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi Mert&Mert'in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

 

  • Merhaba Mert, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?
  • Merhaba, adım Mert Özenir. 1998 yılında doğdum. Düzce‘de büyüdüm. Çocukluğumdan beri bilgisayar ile çok yakınım. Son iki yıldır da İstanbul‘da yaşıyorum. Başlıca ilgi alanım bilgisayar adı altında olan her şeydir. Yıllardır bu alanda kendimi geliştirdim ve geliştirmeye de devam ediyorum. Şu anda da dijital oyun tasarımı bölümündeyim. Yazılım kısmına da yöneldim. Onun dışında figür ve çizgi roman koleksiyonculuğu da yapıyorum. Gamer kimliğim de baya iyidir. Beş yaşımdan beri düzenli bir şekilde oyun oynuyorum. Lego da biriktiriyorum.

 

  • Önce oyun oynayarak Gamer temeliyle başladın. Sonra koleksiyonculuğa geçiş yaptın. Ama oyun ve bilgisayar temelini ilk başlatan etken neydi?
  • İlk başlatan etken babamdı.

 

  • Nasıl oldu?
  • Ben üç yaşımdayken, önüme sadece bir tane klavye koydu. Ve bir odada bıraktı beni. Ben de o klavyeyi vura vura okuma ve yazma bilmeden hangi tuş klavyenin ne tarafında biliyor oldum. Babam da o zamanlar zaten bilgisayar ile çok uğraşıyordu. Şanslıydım. Bilgisayarcı kimliğim tamamen o klavye olayına bağlı. Ondan sonra da atari derken, Playstation derken devamını da getirdim. Süper kahraman oyunlarının hemen hemen hepsini oynadım. İşte ilk ‘Spider-Man’ oyunu da buna dahildi. ‘Marvel: Ultimate Alliance’ serisi vardı. Dört kişi aynı anda oynayabiliyordu. Ve ben de tek başıma, dört kişilik oynardım. Zor oluyordu. Baya değişik oyunlar da oynadım.

 

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Oyun ve bilgisayar temeline paralel olarak çizgi roman, çizgi film ve oyuncak kısmın nasıldı?
  • Halen şu an bile yan odada duran bir figür var. İlk figürümdür. O da Tobey Maguire’in rol aldığı ‘Spider-Man‘ filminin figürüydü. Babam bir iş gezisi için Antalya‘ya gitmişti. O zamanlar Türkiye‘de Toys”R”Us var tabii. Benim de Spider-Man‘i sevdiğimi biliyor. Gelirken onun figürünü de getirmiş. Sonra da mahallede arkadaşlarla figürlerle oynardık. Ama tabii ağaçlara ata ata oynardık. O zamanlar koleksiyoncu ruhu daha yok. Çizgi romanda kısmına gelirsek Düzce‘de kaldığım için bölgem gereği kitapçı bile yoktu. D&R mesela bu sene açılmış. İlk kitapçımızda 2012 yılında açılmıştı. Beşinci sınıfta bir arkadaşımın İstanbul’dan getirdiği bir çizgi roman vardı. Arka Bahçe Yayıncılık‘ın cep dizisi var. ‘Spider-Man’in iki ciltlik dizisiydi. Onun ikinci cildini getirmişti. İlk okuduğum çizgi roman odur. Çok sevdiğim için de arkadaşım bana hediye etmişti. Çizgi filmde de Cine5, Cnbc-e, Nickelodeon, Fox Kids vardı. Onları takip edip izledim. Onlarla da büyüdük. Sabahları erkenden ya da okuldan dönünce izlerdim.

 

  • Geek’liğinin temelini atmış oldun.
  • Tabii canım. Farklında olmadan Geek‘liğe adım atmışız. Çizgi romanda da bir anım var. ‘Spider-Man’ cep dizisinin ikinci cildini okudum. Ama başka çizgi romancı da yok bizim orada. Bir gün İstanbul’a geldik. Tam hatırlayamıyorum ama Büyülü Dükkân‘dı sanırım. Oraya gitmiştik. O zamanlarda da Hoz Comics‘in bastığı ‘Spider-Man‘ çizi romanları var. Tabii oraya girince şaşırmıştım. Her yerde çizgi roman var. Babama, ‘Hepsini alalım.’ dedim. Ama babam da doğal olarak, ‘Bir tane alırız.’ dedi. Ben de gidip Simbiyot Spider-Man olan çizgi romanı kapmıştım. O cilt, halen Düzce’deki evde duruyor. Sonra da fark ettim ki o cilt meğerse en zor bulunan ciltlerdenmiş. Ama ‘Flash‘ın ilk iki cildi Türkçe basılana kadar çizgi roman ile alakam olmadı çok. Çünkü şartlardan dolayı alt yapım eksik kalmıştı.

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Düzce’den sonra üniversite için İstanbul’a gelip burayı görünce nasıl hissettin?
  • İşte ilk geldim. Öğrenci yurduna yerleştim filan. İlk boş vaktimde de direk Arka Bahçe Çizgi Roman Dükkânı‘na gittim. Baya şaşırmıştım. Orada Ahmet Kocaoğlu ile tanıştım. Aradan biraz süre geçti. Sonra orada çalışmaya başladım. Aradaki süreç çok hızlı geçti. Hiç yokluktan bir anda içine girdim olayın. Kanalım da devam ediyordu. Güzel olmuştu.

Mert&Mert'in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Çizgi roman bulamıyorken bir anda çizgi roman irsaliyeleri kesen birisi oldun yani.
  • Aynen. Bazen iş olmadığı zaman reyonlarda çizgi roman okurdum. Baya faydası oldu benim için.

 

  • Bir de kanalın var senin. Mert&Mert adında. Eski videoların genelde dizi ya da film incelemeleri üzerine. Ondan sonra da figür tarafına geçtin. Ama kanal başlangıcın nasıl oldu?
  • 2009‘dan beri Youtube‘da bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Şu anki kanalımdan önce üç kere kanal maceram oldu. Bunların iki tanesi oyun, bir tanesi de teknoloji kanalı olmuştu. Ama istediğim karşılığı alamıyordum. Bir ara verdim. Sonra Zahiri Comics‘in kurulduğu yıl ben de Mert&Mert kanalını açtım. Ve o yıl da fasikül mantığı ile tanıştığım yıldır. Dedim ki çizgi roman seviyorum. Alakam var. Youtube‘da da olmak istiyorum. Youtuber‘lar de hep ‘Olmayan şeyi yapın, tutar.’ diyorlar ya iyi deneyelim dedim. İlk videom da Zahiri Comics videosudur. Sonra baktım ki izleniyor. Yorumlar geliyor. Bu sefer oluyor dedim. Tabii okulda sınav dönemi de var ama umursamıyorum. Dizi ve çizgi roman videoları ile başladım işte. Diziler için çok video çektim ama karşılığını alamadığım için bitirdim. Her Geek dizisinin her bölümünü inceleyip paylaşıyordum. Önümüzdeki Şubat ayında kanalın yıl dönümü olacak. Üç sene bitecek. Dördüncü seneye girecek kanal. Zaten kanalı hep iyi ve farklı bir yönde yönetmeye çalışıyorum. Özellikle bazı takıntılı olduğum kısımlar var. Tepkiliyorum serisi mesela. Geçen yıl çok linç yemiştim. Ama bunun tasarımında değişiklik yapınca izlenme ve yorum konusunda olumlu tepkiler aldım

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Burada ne gibi bir değişiklik yaptın?
  • Mesela ilk başlarda Tepki Videosu diye adı vardı. O zamanlarda da tepki videosu çeken yoktu Türkiye‘de. Sonra baktım bir hareket yok. Dedim ki buna yeni bir şey bulayım. Tepkiliyorum adını koydum. Hem birleştirince bir anlamı var. Hem de ayrı ayı olunca. Baya mantıklı geldi. İzlenme bir tık arttı ama linç yemem devam ediyordu. Dedim acaba adını mı anlamıyorlar. Bir de anlaşılabilinen bir logo yapayım dedim. Yeni logoyla ilk videomu da ‘Venom’ için atmıştım. Herkes, ‘Konsepte bak.’ dedi. Zaten yıllardır o konsept var. Şimdi de üç ana başlık yaptım kanalda. Film, figür ve çizgi roman. Çizgi roman tarafı baya eksik. 2019 yılından itibaren düzene koyacağım. Hatta çalışmalar da yapıyoruz.

 

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Kanalda Tepkiliyorum var. Figür incelemesi var, Fragman incelemeleri, spoiler’lu spoiler’sız incelemeler var. FNA’lar da var. Peki FNA nasıl başladı?
  • Onun hikâyesi çok farklı oldu. Yeni bir konsept düşünüyordum işte. Figürler de alıyorum sürekli. Bir de kanal olunca benden bir de beklenti var. Az bir şey koleksiyon var. Bunları da göstereyim bari. Çizgi romanları gösteriyordum. Aynısı figürlerde de yapayım dedim. Adı da çok düşündüm. Bir soru sorar gibi olsun dedim Aklıma ‘Figürler Ne Alemde?‘ sorusu geldi. İğrenç bir tasarım yaptım ona. O da tuttu. Bir baktım bin kişi izledi.

 

  • En son on birinci bölümü yayınlandı FNA’nın.
  • Çok izleniyor ama aldığım figürlerin hepsi eski oluyor. İstediğini de hemen alamıyorsun, bulamıyorsun. Senin gibi 25 Lira’dan altı tane Toybiz figür veren çıkmıyor. Ama o açıdan da bugünlerde güzel şeyler oluyor. Dört bölümlük figürüm var şu an. On bir bölüm oldu. Ayda bir bölüm desek bir yıllık içerik de hazır.

 

  • Bir de yeni figür incelemeleri gelecek sanırım DC / Vertigo Comics ağırlıklıMert&Mert'in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi
  • Evet, o konudan çok şikâyet geliyordu. Hep Marvel Comics ağırlıklı yapıyorsun filan diye. Türkiye‘de olduğumuz için böyle bir sıkıntı var. Belli bir paran var. Aldığın figür belli. Biriktirip bir zevk alıyorsun. Talep geliyor diye sevmediğim figüre para vermek istemiyorum. Ben de aldığım figürleri tanıtıyorum zaten. Ama sağ olsun koleksiyoncu dostlarım bu konuda yardım etti bana Utku Araz var. Mehmet Arca var KurmaPerver‘den. Marvel Comics dışı içerikler de geliyor. Rakip kanallara duyurulur. Keşke sponsorluk ve figürcülük adına ülkemizde bir şeyler olsa. Bir mail’e bile cevap yazılmıyor.

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Türkiye’de belli bir koleksiyoncu kitlesi var. Bu kitle arasında en çok zahmeti çeken bir tanesi de figür ve statü koleksiyonculuğudur. Sence bunun için ne yapılmalı? Yani bir de bu koleksiyonculuğun gelişmesi için?
  • Bir kere ekonomiye bağlı bir sektör olduğumuzu düşünüyorum. O yüzden önce ekonominin düzelmesi lazım. Düzelmiyorsa da ucuza figür kovalayacaksın. Mesela araştırmayı seven birisiyim. Belki de o yüzden kızıyorum bazen birçok kişiye. Bana soru soruyorlar, ‘Şu figürü nereden buldun, nasıl buldun?’ diye. Gidip araştır ama. Zor değil yani. İnternet siteleri var. Yaz oraya araştır. Zaten çok önemli isimleşmiş kişiler de var sektörde satıcı olarak.

 

  • Şimdi Mert&Mert kanalın var. Seviliyor da. Mesela ben de bizzat şahit olmuştum. Etkinliklerde yanına gelip seninle tanışanlar oluyor. Fotoğraf çektirenler oluyor. Bu sana nasıl bir şey hissettiriyor?
  • Çok farklı bir duygu ya kesinlikle. Bir anım var bununla alakalı. Arka Bahçe Çizgi Roman Dükkânı‘nda çalışıyorken bir çocuk geldi yanıma. ‘Seninle fotoğraf çektirebilir miyiz?‘ dedi. Durdum bir öyle. İçimden de neden diye sordum. Neyse fotoğraf çektirdik. Sonra dönüp dedi ki, ‘Senin kanalını çok seviyorum.’ Ahmet Kocaoğlu da gördü durumu. Sonra dedi ki, ‘Oğlum, sen bizi bitirmeye mi geldin? Biz daha ünlüyüz. Bizimle çektirmiyorlar ama seninle çektiriyorlar.

 

  • Bir keresinde de seninle gene bir etkinlikteyken çocuğun bir tanesi hediye vermişti sana.
  • Evet, duruyor o halen. Güzel bir şeydi. Çocuk düşünmüş, paketlemiş ve getirmiş.

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Mert&Mert adı nereden geldi?
  • Bütün tanıdık Mert‘leri diğer Mert‘in olduğunu sanmışlar. Ad koymakta çok sıkıntılıydım. Bu adı yirmi gün filan düşündüm. Çünkü, önceki kanal isimleri cidden kötüydü. Mesela Mert Özenir olsun istemem. Bir marka bilinci olsun istedim. Dedim ki ne olsun. Bir yandan da içerik düşünüyorum. Bir yerde ad listem var. Bir yerde içerik listem var. Baya bir eleme yaptım. Elemeden kalanları da çok beğenmedim. Dedim ki iki tane listem var. İki tane Mert oluyor. Mert Mert geldi aklıma. Araya da & işareti koydum. Güzel oldu. Logo tasarımlarım baya baya evrildi. Dördüncü, beşinci tasarımdan sonra oturdu logo da. İlk logom, ters üçgen ve pembemsi ile mavimsi bir renkti. Sonra sarı ve siyaha döndüm. Adın ortaya çıktığı konsepti halen yapamadım. Şöyleydi düşüncem ama. Mesela şu an bir koltukta oturuyorum. Arkamda yeşil bir perde. İşte yarım saat koltuğun sol tarafında oturup konuşacaktım. Sonra da koltuğun sağ tarafında farklı bir kıyafet ile oturup kendi kendime soru ve cevap yapacaktım. Mesela ‘Avengers’ filmi iyi mi yoksa kötü mü diye bir konu olacaktı. Sol taraftaki Mert, iyiyi savunacak. Sağ taraftaki Mert de kötüyü savunacak. Şartlar el vermedi bir türlü. Kanal adı da öyle kaldı. Öyle de büyüdü. Şimdi değiştirmek de istemiyorum. Oturan bir sistem var. Google‘a da o kadar kayıt yaptık. Ad yüzünden de internette çok geri planda kaldım. Sadece MertMert olsa tamam da arada işareti olunca otomatik olarak aramalarda çıkmıyordum.

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

Mert&Mert'in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Geek’lik kısmında artık bilinen birisi oldun. Kanalın var. Çizgi roman, figür ve Lego koleksiyonu yapıyorsun. Peki, güncel olarak Gamer’lığa devam ediyor musun?
  • Tabii ki de ediyorum. Zaten oyun tasarımı bölümüne geçtim. Bir noktadan sonra oynayacak oyun bulamadım desem yalan olur. Ama oynadığım oyunlar hep aynı gelmeye başladı ve çok sıkılmaya başladım. Ama sektörde de kalmak istiyorum. Bu oyunları nasıl yapıyorlar sorusunu sordum. Lise ikiden beri de yazılım anlamında bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Üniversitede de bir şeyler üretiyoruz. Evimde üç, dört yaşında bilgisayarım var. Bir de Playstation‘um var. PS4 için özel oyunlar var. Onları oynuyorum orada. Mesela en son ‘Spider-Man‘ çıktı. Aldım ve Twitch.tv‘de herkesle beraber oynadım. Ama iyi bir oyunsa bir hafta eve kapanıp, her şeyi bırakıp onu oynarım. Herkesin oynadığı popüler oyunları sevmem. ‘League Of Legends’ olsun. ‘CS: GO‘ olsun. Bu tarz akımları kaçırmam. İki ya da üç kere denerim ama genelde sevemem. Son zamanlarda bunu bana sevdiren tek oyun Fortnite oldu.

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Mcfarlane de figürlerini de çıkartacak.
  • Evet, Çıkarıyor ama 25 Dolar pahalı gene de. Gücüm yettiğince Gamer‘lığa devam ediyorum.

 

  • Okulda derslere girdiğinde oyun mu oynuyorsunuz?
  • Oyun oynama dersim var mesela. Zaten boş zamanlarda da oyun oynayarak geçirmeni istiyorlar senden.

 

  • Genelde tam tersi olurdu. ‘Oyun oynama. Git, ders çalış derlerdi. Peki, Gamer’lık, koleksiyonculuk gibi şeylere başladığında ailenin tepkisi ne olmuştu?
  • Her zaman destek olmuşlardır. Bu açıdan çok şanslıyım. Mesela, şu anki bilgisayarı toplarken babama da, ‘İyi bir şey toplayalım. Beni uzun süre götürsün.‘ demiştim. İlk başta karşı çıksa da bir şeyler yapmaya çalışmamı görünce destek oldu. Kitap okuyan birisi değildim. Ama çizgi roman okuduğumu gördüklerinde biz de alalım modunda oldular. Figürlerde de fotoğraflar çekip eğlendiğimi gördüler. Genelde annem her zaman destekler. Babam biraz başlarda laf eder. Ama o da destek verir.

Mert&Mert'in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Türkiye’de sence Geek’lik ne durumda? Nasıl?
  • Şimdi Geek‘lik herkese göre değişiyormuş. Bence Geek ne demek. Sevdiği bir konu ya da konular hakkında araştırıp, araştırmacı bir yapıya sahip olup, istediği bir bilgiyi eğlenerek öğrenmesidir. Bunu da devam ettirmesidir. Ama Türkiye‘deki ortalama Geek‘lik seviyesi bence ‘Batman mi alır Superman mi alır?’ modunda. Bunu diyen herkes, ‘Ben Geek’im.’ diye dolaşıyor. Bence bu yanlış. Geek‘lik sadece figür, çizgi roman filan da değil. Her şeyin Geek‘i olabilir. Sporun da olur. Ama çok fazla bir kesim var. Ortada dolaşıp hiçbir şey bilmeyen. Bir de her şeye kötü yorum yapan bir kesim var. Bunlar da Geek oluyormuş. Türkiye‘de Geek sektörü gelişme aşamasında ama iyi gelişmenin yanında kötü gelişen taraf da çok fazla. İyi taraf iki kat gelişiyorsa, kötü taraf da dört kat gelişiyor. Ekonominin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Bana mesela çok soru geliyor. Marvel Comics mi DC Comics mi diye soruyorlar. Ben de niye bir tanesini seçmek zorundayız ki dercesine bakıyorum. ‘İkisini de seviyorum.‘ diyorum. İlla bir taraf tutmak mı zorundayız. İkisinin de güzel ve kötü tarafları illa ki var. Ama Spider-Man mesela en sevdiğimdir. Yani araştırılmalı ve ona göre yorumlar yapılmalı. Zaten zevkler ve renkler tartışılmaz.

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Mesela bir önceki söyleşi de Mert Polat ile birlikteydik. Kendisi bu konuda bir yorumda bulunmuştu: ‘Geek’lik kültürü, popüler kültür ile iç içe oluyor bazı durumlarda. Bu da Geek’liği ters etkiliyor.’ demişti.
  • Bu sefer de Geek‘liğe katılanların çoğu, popüler kültür vasıtası ile katılıyor. Ama eksik bilgilerle katılıp biliyormuş gibi davranıyor. Klasikleşmiş birkaç tane argüman var. Oyunların filmleri berbat olur. Çizgi romanların filmleri de birebir yapılırsa çok iyi olmuyor. Mesela ‘Assassin’s Creed‘i gidip filmi ile tanırsan olmaz. Önce bir gidip oyunlarını oyna. oyunun yorumlarını oku. Tabii ki Geek‘liğe yeni kişiler gelsin. Yeni insanlar gelsin. Geek‘lik gelişsin. Ama bu tür kişiler, araştırmadan Geek‘im ben diyorsa da bu işi gerçekten yapan kişilere ahkam kesip çamur atmasınlar. Bir de çamuru atıp körü körüne savunuyor.

 

  • Şimdi her gönülde bir aslan yatar. Seninkisi de Spider-Man. Seni tanıyan herkes biliyor bunu. Ama neden Spider-Man? Ne çekti seni?
  • Öncelikle Tobey Maguire‘den dolayı. Sonra babamdan dolayı. Bir doğum günümdü benim. Ben de o zamanlar filmlerden önce Fox Kids‘te çizgi filmler vardı. ‘Batman Beyond’ da vardı. İşte doğum günümde babam gazete kağıdı ile paketlenmiş bir paket getirdi. Açtım paketi. İlk Tobey Maguire filminin vcd’si çıktı içinden. Hemen izledim filmi. Orada başladı benim Spider-Man sevgim. Önceden bir Spider-Man çizgi filmi sevmişliğim vardı. Ama Tobey Maguire‘nin bu filmi ile sevgi patladı. Sonrasında da figürü gelmişti zaten. İlk çizgi filmim, ilk filmim, ilk figürüm ve ilk çizgi romanım hep Spider-Man‘di. Sonradan da oyunlarını oynadım. Mesela figürlerde yeni bir düzene geçtim. Geçerken de sayım yaptım. 300 adet civarı figürüm var. Bunun yüzde ellisinden fazlası Spider-Man‘dir. Sonrasında da ‘Spider-Man‘ çizgi romanlarındaki yan karakterler, Marvel Comics ve DC / Vertigo Comics karakterleri ağırlıklı. DC / Vertigo Comics tarafımda şöyle oldu. Eskiden çok fazla figürüm vardı ama taşına taşına çoğu kayboldu gitti.

Mert&Mert'in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

Mert&Mert’in Kurucusu Ve Koleksiyoncu Mert Özenir İle Söyleşi

  • Hayatın bir film, anime ya da kitap olsa adı ne olsun isterdin?
  • Mert&Mert olabilir. Şaka bir yana zor bir soru. Şu an aklıma geldi. ‘Babadan Gelen Klavyenin Yolcuğunu’. Alt başlık olarak da Mert&Mert olacak.

 

  • Filmin başlangıcı klavye ile başlayıp, filmin bitişi de klavye ile bitecek.
  • Tabii canım. Zaten ilk klavyem tüplü monitör dönemindeki krem rengindeki klavyeydi zaten.

 

  • Diyelim ki hayatını film yaptılar. Kim oynasın isterdin seni?
  • Rami Malek olsun isterdim. Biraz kilo alması lazım ama. ‘Mr. Robot‘taki rolü benim öz geçmişime çok benziyor. Onun dışında da Jonah Hill oynasın isterdim.

 

  • Gençlere veya yeni başlayanlara tavsiyen nedir?
  • Genel olarak istikrar, özgün içerik ve kalite olmalı. Bunlar olduğu sürece her şeyi yapabilirler. Tabii araştırması taraf da şart. Mesela şu an yeni admin olduğum bir grup var AFK yani Aksiyon Figürleri Koleksiyoncuları. Buraya ilk katıldığımda Düzce‘deydim. Ve İstanbul‘a gelmeden de birçok kişi ile tanışmıştım. İstabul‘a geldiğimde de onlarla tanışıp çok güzel bir arkadaşlık kurduğumu fark ettim. Şehri tanımamda, maddi ve manevi destek de yardımcı oldular.

Haberi Yazan: Mehmet Arca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: