PocaArts’ın Kurucusu Seha Nur Karataş İle Söyleşi

PocaArts‘ın kurucusu ve KurmaPerver yazarı olan, aynı zamanda KurmaPerver‘in de İngiltere ayağı olan Seha Nur Karataş ile ilk söyleşimizi yapıyoruz. Kendisine bize Londra‘dan değerli vaktini ayırdığı için tekrardan çok teşekkür ediyoruz.

PocaArts'ın

  • Merhaba Seha, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?
  • 18 Ağustos 1988 tarihinde İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nde doğmuşum. Liseye kadar klasik. Lisedeyken annemin azıcık yönlendirmesiyle kazandığım Üsküdar Validebağ Sağlık Meslek Lisesi‘nde Hemşirelik bölümünü okudum. Sonra da Kocaeli Üniversitesi‘nin Güzel Sanatlar Fakültesi‘nde Seramik bölümünde okudum. Evliyim ve şu anda da İngiltere / Londra‘da yaşıyorum.

PocaArts'ın

  • Ben de İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doğmuşum. Hemşirelikten Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Seramik bölümüne neden geçiş yaptın?
  • Bu konu, çok karışık bir konu. Ama basitçe söylemek gerekirse, ilk hayalim yazar ve tarihçi olmaktı. İkisinden biri ya da ikisi de uygundu bana. Çocukken Üsküdar‘da bir ahşap evim olduğunu hayal edip kitapların içinde gömülü görürdüm kendimi. Sonra malum hemşirelik. Fotoğrafla da çok ilgiliydim. İstanbul Erguvan Çevre Yarışması‘nda bir tane fotoğrafım üçüncü olmuştu.
    Okuldan mezun olunca da ilk sene kazandığım okullara gitmedim. Çünkü, Hemşirelik bölümünü okumayı istemiyordum. Bir gün lisedeki öğretmenimi aradım. Telefondayken yakınıyordum. Bana neden yetenek sınavlarına hazırlanmadığımı ve kazanabileceğimi söyledi. Ben de meslek lisesi kat sayı sorunu derken kendimi güzel sanatlar için hazırlanırken buldum. İlk hazırlandığım sene de kazandım. Ama neden seramik dersen eğer onu bilmiyorum. O zamanlar ciddi sıkıntılarım vardı. Ne olursa olsundu.

PocaArts’ın Kurucusu Seha Nur Karataş İle Söyleşi

PocaArts'ın

 

  • Yazar, tarihçilik, fotoğrafçılık ve güzel sanatlar… Hepsi de birbirleri ile belli noktalarda kesişiyor. Seramik tarafında yaptığın sanat eserlerine baktığımız zaman hepsi de çok güzel gözüküyorlar. Seramikten de çizime geçtin sanırım ama?
  • Aslında malzemeyi değiştirdim. Çizim, sanatçıların hayatlarının odak noktasıdır. Seramikçi de olsan tasarlamak için yine çiziyorsun. Seramik yerine sulu boya ve kağıt kullanıyorum.

PocaArts'ın

  • Şu anda da çizimlerini tişört olarak bastırıp satışlarını gerçekleştiriyorsun İngiltere üzerinden?
  • Evet, böyle şeyler yapmaya çalışıyorum.

 

  • Bunun hakkında ileride haber yapacağız zaten mutlaka. Seramik, tişört ve çizimlerine baktığımızda da Anime ve Manga izleri görüyoruz. Hayranlığın var galiba?
  • Evet âşığım. Hayranlık az kalır.

PocaArts'ın

  • Bu aşk nasıl başladı? Kökeni nedir?
  • Çizgi filmleri hep severdim zaten. Üniversitede öğrenciyken Anime izlemeye başlamıştım. Şimdiki eşim Kaan‘ın o zamanlarda bana Naruto izlememi teklif etmesiyle başladım. Ama en başta tabii ki de kabul etmemiştim. Oturdum ilk on dakika, öyle saçma şey mi olur, bu ne böyle diye söylenmiştim. Sonra da ben oyun dünyama geri dönmüştüm. Ama ne var ki Kaan izledikçe ben de sardım. Hunharca uyumadan, günlerce ve haftalarca Anime izledik. Sonra bana ‘One Piece‘ izle dedi herkes. Yok efendim ben Naruto‘cuyum diye velveleye verdim ortalığı. Tam iki kere başladım ve bıraktım. Naruto‘daki gibi böyle saçma şey mi olur diye diye…

 

  • Film gibi bir aşk hikâyesi olmuş diyebiliriz. Hayatına bir anda girmiş ve kalıcı olmuş. Peki, çizgi roman tarafıyla aran nasıl?
  • Amerikan şeyleriyle aram hiç iyi değildir.

PocaArts’ın Kurucusu Seha Nur Karataş İle Söyleşi

  • Neden?
  • Çok yapay geliyorlar. Ne yaparsam yapayım asla Amerikan yapımı şeyleri sevemiyorum. Amerikan Jazz‘ı hariç. O da zaten Türk Jazz‘ı bilindiği üzere. Tamam, bazı müzisyenleri seviyorum düşündüm de. Ama görsel yapıtların içine giremiyorum bir türlü.

 

  • Zevkler ve renkler tartışılmaz demişlerdir zaten. Ama arada bir Joker sevgisi var?
  • Psikopatları seviyorum biraz. Ya da serserileri

 

PocaArts'ın

  • Eşin Kaan da psikopat ve serseri yani?
  • Hayır. Hayatta karşılaşılabilecek en kibar ve iyi kalpli insanlardan birisidir. Ama işinde psikopatlıkları var.

 

  • Peki madem. Yaptığın sanat eseri seramiklere,çizimlere ve tişörtlerine ailen ile arkadaşların nasıl bakıyor?
  • Güzel bakıyorlar. Ama tabii ki kırılmayayım diye mi onu bilmiyorum. Bunu başkalarına sor bence.

 

  • O zaman ailen ve arkadaşlarınla bir ara toplanayım ben. Sen de yokken dedikodunu yaparız. PocaArts’tan bahseder misin?
  • Tabii ki de. PocaArts, ilk başlarda Poca Ceramic‘ti. Kadıköy‘de başlamıştım. Başlarken de amacım bir işletme kurmak filan değildi. Sadece kendimi geliştirmek, ne yapabilirim onu görmek istemiştim. Ama bir isim de bulduk yani. Bir tandan da okulda yapamadığım portfolyoyu da yapmak istedim. Yurt dışı başvurumda kullanmak için. Sonra satış yaparken buldum kendimi. Derken üstüne Londra‘da buldum kendimi.
    Londra‘daki mevcut şartlarımda atölye açmamın imkânsız olduğuna kanaat getirdim. Bir stüdyoda masa kiralamanın risklerini de göze alamadım. İlk yıllar zor olur derler başka ülkede. Dövmeci olayım bari dedim. Poca Tattoo Arts oldum olmasına da Londra‘da büyük yarış bu. Sertifikasız filan çok zor. Sertifika yok ama dövme makinem var. Saçmalık. Sonra bir şekilde yoluma devam etmek için dövme olayını kenara koydum. İşleri yoluna koyabilirsem sertifikasını almak isterim. Tabii dövme yokken Poca Tattoo Arts olamazdı. Dedim ki hepsi sanat. Poca Arts de geç git. Ve böylece PocaArts oldum.

PocaArts’ın Kurucusu Seha Nur Karataş İle Söyleşi

 

  • PocaArts bence ileride çok güzel bir marka olacak. Ellerin çok hamarat çünkü. Seramik, tasarım, çizim, tişört, fotoğrafçılık, dövmecilik filan bunlar önemli işler hep. Bir de başka bir konuda da hamaratmışsın diye duyduk.
  • Sanırım çalışmalarımı ve şimdilik hayatımı finanse ettiğim konuya geldik. Tatlı yapıyorum.

 

  • Ne gibi tatlılar mesela? Pek de severek yapmıyorsun ama?
  • Bir şey yaptığım yok. Kapitalist bir kurumun önüme koyduğu malzemeleri bir araya getiriyorum. Ama güzel yemek ve pasta yaptğım doğrudur. Yirmi birinci yaş günü pastamdan kendim tadamadan bitmişti. Bir iş olarak yapmak zorunda olduğumdan sevmiyorum. Yoksa mutfakta lezzetli şeyler yapıp ve arkadaş meclisleri kurup, herkesin yiyip içtiğini görmek mutlu eder beni.

PocaArts'ın

 

  • Yaptığın sanata bir de tatlıcılığı da ekleyelim o zaman. Şimdi de anket tarzı sorularımız var. İdolün kim?
  • Bir idolüm yok. Bu da süreci eğlenceli yapıyor. Neye benzeyeceğimi hiç ön göremiyorum.

 

  • En büyük hayalin nedir?
  • Sadece işimden para kazanmak ve kafamda yapmayı tasarladığım kendi karakterimi yaratmak. Bir de geç olmadan dünyayı gezmek istiyorum.

 

  • Hayatın bir film olsaydı eğer filmin ismi ne olsun isterdin?
  • Çok güzel bir soru. ‘Bulantı’

 

  • Jean-Paul Sartre gibi mi?
  • Evet, deliliğimin nadide emsali

 

  • Delilik iyidir ama. Bence bu şekilde devam etmelisin. Senin hayatını anlatan ‘Bulantı’ filminde seni kimin canlandırmasını isterdin?
  • Bu bir Anime filmi olursa tamamen özgün kalırdı deliliğim. Hayao Miyazaki çizseydi beni.

 

  • Hayao Miyazaki, alanında bir ustadır zaten. Ortaya güzel şeyler katabilirdi. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun bir şey var mı?
  • Pişmanlıklarım var ama geçmişe dönsem değiştirebilir miydim bilmiyorum. Bu yüzden de takılıp kalmıyorum.

 

  • Son sorumuza geldik. Aynı zamanda bir KurmaPerver yazarısın. İleride senden güzel yazılar da gelecek diye tahmin ediyoruz. Peki, sen Türkiye’ye gelecek misin?
  • Aaa bitti mi? Peki, evet yazı yazacağım. Bugüne kadar yazdıklarımı hep belki bir kişi bile okusa yeter diye yazdığımdan, amacım gerçekleşti. Yazmaya devam edebilirim. Evet, Türkiye‘ye geleceğim. Zamanı belli değil ancak dövmemi tazelemek, ailemi ve dostlarımı görmek, henüz görmediğim arkadaşlarımla görüşmek için geleceğim.

Haberin Yazar: Mehmet Arca

PocaArts’ın Kurucusu Seha Nur Karataş İle Söyleşi” için bir yorum

  • 27 Ağustos 2018 tarihinde, saat 10:26
    Permalink

    keyifli bir roportaj olmus.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: