Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

Sensee Nilüfer Karaata İle SöyleşiSensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

Uzun süredir Sensee Cosplay olarak birçok Cosplay etkinliğinde yer alan ve şimdi de Nilüfer’in Koleksiyonu ile Instagram‘da bulunan Nilüfer Karaata sıradaki söyleşimizin konuğu oldu. Kurmaperver sitesi ekibinin de yakın destekçilerinden olan Nilüfer Karaata ile yazılı söyleşi yaptık. Kendisine de değerli vaktini ayırdığı için tekrardan çok teşekkür ediyoruz. Söyleşi sırasında İlkay Alikaya da bazı kısımlarda yer almıştır. Kendisinin kısaltması İK olarak yazılmıştır.

  • Merhaba Nilüfer, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin? Ve isim değişikliğinin sebebi nedir?
  • Şu yüzden ismimi değiştirdim. İnsanlar, beni Cosplay‘den ibaret sanıyorlar. Halbuki benim on beş yıldır inanılmaz üretimlerim var. Bir ton başka işte çalıştım. Machine Club‘ta plastik makyaj standı kuran benim İstanbul‘da. Ama kimse bunu bilmiyor. Etkinlik tasarımcılığı işleri de yürüttüm. Bunu yapan başka kimse yok. Aslında Cosplay dizaynırım ben. Cosplayer değilim. Popüler olan kızlar, Cosplayer modeller. Dolayısıyla herkesi, onlarla bir zannediyorlar. Ben farklı bir şey sunduğumda da o yüzden beni anlamıyorlar. Çoğu kimse dinlemiyor. Genelde en gençler, hiç dinlemiyorlar. Onlar hayran oldukları kızların laflarından mest olmuş durumdalar.

 

  • Mesela fotomodellere mi Copslay etiketi koyuyorlar?
  • Ama kızlar güzel. Çok güzel kızlar da var. Model gibi, oyuncu gibi düşün. Ben öyle değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Olamam da. Genlerim bozuk. Çirkinim. Ama bu halimi seviyorum. Mutluyum. Üretmeye devam etme amacım da eğitim vermekti.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Cosplay eğitimleri gibi mi?
  • Evet. Bir sonraki kuşağa doğru aktarmak için. Çok tuhaf şeyler bunlar. İki nesil önce öğrettiğimiz bilgiyi bilmiyor. Unutulmuş. O orada kalmış. Tekrardan saçma sapan yöntemler yapıyorlar. Çünkü çok büyüdü bu olay. Acayip kalabalıklaştık. Bir düzene oturtmaya çalışıyoruz mesela. Cosplay Türkiye‘yi de benim kankalar kurdular. Yönetiyorlar. Onlar da para kazanmayı amaçladılar. Benim yaptığım şeyi yapmadılar. İyi yaptılar aslında. Onların hit’i şu an çok iyi. Benim yok hit’im. Çünkü, ben eğitim veriyorum. Ama insanların sorunları olduğunda çare oluyorum. Onlar çare değil. Sıkıntı da oradan kaynaklanıyor.

    Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

    Eğitim şart ama insanlar eğitim almak istemiyorsa onları zorlayamazsın. Çocuklar geliyor mesela diyor ki: ‘Sensee ben bir şey üretmek istiyorum ama şurasını nasıl üreteceğimi çözemedim.‘ Diyorum ki: ‘Çok basit. Sadece on dakika ayırıp şu videoyu izle.‘ Hemen ‘Off ne izleyeceğim.‘ diyor. Sorunu olan sensin. ‘Bak, şuradaki yazıda ve şu fotoğraflarda var.’ diye açıklıyorum adım adım yayınlanmış. İşte: ‘Şimdi tıklayamam, uğraşamam.‘ gibi yanıt veriyorlar. Bunu da çok rahat söylüyor. Yani ben onu kırar mıyım, saygısızlık eder mıyım diye aklının ucundan geçmiyor. Öyle kötü yetiştirmişler. Bu yaştan sonra da neyi değiştireceğim. Peki canım oldu diyorum ve kapatıyorum.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • İK: Tesla Gun’ı öyle yapmıştık ya mesela. Bir gecede çeşitli malzemelerle toplamıştık. Mesela silahın dipçiğini kırıp alıyoruz. Üç tane tahta kalem vardı. Onlar şöyle olur deyip alıyorduk. Evanın şu parçasını böyle yaparız deyip toplamıştık.
  • Her şeyden, bir şey üretmek konusunda üstüme yoktur. Profesyonel bir fakirim ve bununla gurur duyuyorum. Hayatım boyunca da fakir yaşayacağım. Bunun bilincindeyim yani. Zengin birisi olsaydım eğer bu olduğum insan olmazdım. Şaka bir yana minik şeyleri bir araya getirmeyi alıştığım bir hayat düzenim var. Çoğu kişi öyle değil ama. Hep bir şeyleri, engel olarak görüp yapmıyorlar. Ben hiçbir zaman öyle olmadım. Çocukluğum da böyle geçti.

 

  • Üretme temalı yani?
  • Üretmeyi ben başarmaktan saydım. Kime göre, neye göre ve ne başarısı mesela. Ben başarıyı like sayısı veya kazandığım para olarak görmüyorum. Cosplay‘den para kazanmıyorum. Herkes kazandığımı iddia ediyor. Hatta hakkımda atılmış tonla iftira var. Artık bıkmış durumdayım. Hiçbir zaman para kazanmadım. Parti yaptık mesela. Mekân bütün parayı aldı. Yine para kazanamadık. Bu benim kaderim galiba. Sözde sponsorum vardı. Ama sıfıra sıfır elde var sıfır. Neyse eğlendik en azından. Onca insan, çağırdım diye geldi.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Vesile olmak güzel tabii bir şeylere.
  • Evet, o güzel bir şey. İnsanların hayatlarına dokunuyorum. Onların bir gününde bir yerim var. Bu çok özel bir şey benim için. İnsanlar böyle şeylere değer vermiyor. Ben klasik bir insandım zaten.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Mesela kendinden nasıl bahsedersin geçmişine de ele alarak?
  • Ben kendimden Cosplayer diye bahsetmem. Kendimden dekorcu diye bahsederim. Tasarımcıyım ben, tiyatro dekoru alanında. Maket ve model tasarımcısıyım da hem. Vitrin dekoru da tasarlanır. Bu tarz tasarımcıyım. Endüstri tasarımcılar ile kardeşiz. Mesela bazı tasarımcılar öyle değildir. Takı tasarımcıları belli kalıpların içine sıkışmış durumdadırlar. Çünkü, bedenin şekli değişmez. Terziler, aynı kalıpları kullanırlar. Dekorcular filan farklı şeyler üretirler. Ben de hep öyleydim. Hep böyle değişik şeyler yapardım. Tuhaf tuhaf projelerim vardı. Cosplay‘den önce resimle de çok ilgilendim. İki, üç yıl. Baya ressamdım.

 

  • Lisede ya da üniversitede resimle alakalı bölüm mü okumuştun?
  • Lise iki ve lise üçte resim kursuna gittim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi‘ne hazırlanıyorum. Kursa gidiyorum ama param yok. Babam da para vermiyor. ‘Git, ne halin varsa gör.‘ diyor. Çünkü, istemiyor sanatçı olmamı. Ben de kurs için çalışıyorum gece işinde filan. Oradan aldığım para ile malzeme alıyorum. Sonra o malzemeleri satıp gene para kazanıyorum kurs için. Ayrıca bir yandan da okul birincisiyim. Böyle bir savaş halindeydim. Liseden mezun oldum. ÖSS puanım çok yüksek geldi. Ziyan olacaktı o puan. Ama farkına vardım ki ben para biriktirememişim. Ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi‘ni kaldırabilecek bir bütçem de yoktu. Her şeyi denedim.Burslara başvurdum. Yardım kuruluşları filan kimse bana dönmedi. Mecburen Kırşehir‘e okumaya gittim. Dört yıl orada öğretmenlik okudum. Çift ana daldan Türkçe Öğretmenliği‘ni de bitirdim. Okulu bitirdim ama çok çalıştım hep. On üç yaşımdan beri çalışan bir insanım. Çok çeşitli işlerde çalıştım. Bir
    dönem marangozluk, badanacılık, fayans döşemeciliğinden tut da çiçekçilik, kargoculuk aklına ne gelirse. Otellerde çalıştım. Animatörlük, barmenlik, rehberlik filan birikim oldu benim için. 2008‘de üniversiteyi bitirdim. Oralarda kalmaya çalıştım. Parasızlıktan kalamadım. İstanbul‘a dönmek zorunda kaldım. Bu arada Soner de İstanbul’daydı. İki yıl yüz vermedi bana. Şaka bir yana hayatımızda bazen çok ciddi kararlarımız olur. Bu insan doğru insan dersin. Gönüldaşlık da çok ciddi bir karar.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Biraz da şartlar da etki edebiliyor sanırım?
  • Öğretmenliğe başladık işte. Direk çalışmak zorunda kaldım. Üniversite borçları, ev borçları derken ailem de bütün borçları bana taktı. İki, üç işte çalışıyorum. Bu arada Soner de evlenme teklifini kabul edince söz, nişan ve çeyiz derken onların taksitleri de bindi. Ama Cosplay öyle bir şey ki bütün bunları kapının dışına bırakıyorsun. O an ben Oscar‘ım ya. Taksitler mi gelmiş? Umurumda değil. Oscar olmuşum ben. Hayatta kendini sığınacak bir liman gibi görenler de var. Ben de onlardan birisiyim. Çocuklarla partilerde de paso bütün klişe rollerin hepsini oynadık. Bir ara Jojo olduk. Bir ara başka bir şey. Pokemon’ları taklit etme olayına girdik.Ya zaten parti çok acayip oldu. Ben bu kadar düşünmedim. Çok uzaktan gelenler oldu. ‘Niye geliyorsunuz? diyorum. Beş yıl öğretmenlik yaptım. Sonlarına doğru çok daraldık. Ücretli öğretmendim zaten. Özel okullara girmek zaten torpilli. Daha sonra sekterlik işleri de yaptım. Bir ara da internet işlerine girdim. Sonra lisans satış işlerimdeydim. Piyasalardan da ekmek yedik. Ama insan harcayan sektörler bunlar. Her şey çok hızlı. İstemiyorsan çek git modunda. Saatlerce süren toplantılarda birbirine hava atan tiplerin arasında böyle aylarca para
    kazanmaya çalıştım. Kurtulduğum için memnunum.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Satış temalı işler olunca zorlaşıyor şartlar zaten.
  • Şimdi de özel güvenliğim. Maaşlar da çok önemli. Neyle ilgilenirseniz ilgilenin, düzenli bir maaşın olmadıkça hayatta kalamazsın.

 

  • Nikahınız nasıl oldu bu arada? Baya renkli olmuştur.
  • Nikahı troll’ledim ben. Açılış müziği olarak Oscar‘ın müziğini koydum.

 

  • Gelenler nasıl tepki gösterdi?
  • Çocuklar hemen tanıdı. Bizim nikaha hazırlanırken başıma büyük birkaç talihsizlik geldi. Bunların yüzde altmışı ailemden kaynaklıydı. Dolayısıyla ailemden intikam almak istedim. Nikahta bir şey yapmak istedim. Sözde babam çok modern bir insan. Fransızca filan biliyor ama ‘Bizi rezil etme. diye konuşurdu.Ben de nikaha 1.500 kişiyi davet ettim. Dedim ki ‘Serbestsiniz‘. Motorcular motorla gelsin. Zombiler zombi halleriyle gelsin. Herkes geldi ama. Gotik kızlarım geldi. Gözlerinde kırmızı lensler var. Düşünsene tokattan gelmiş doksan yaşında amcalara kırmızı gözlü Gotik kızlar iğne veriyor.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Kaç yıl oldu?
  • Beş buçuk yıl önce oldu bu nikah. Çocuklar da: ‘Vay be böyle nikah da oluyormuş.‘ dediler. Sonra ellerinde su tabancası ve kafalarında çorap ile geldiler. Böyle amcaların ağızlarına su sıkıyorlar filan. Babam da köşeden bana bakıp: ‘Yaptın yapacağını.‘ diyor.Ama yetiştirme tarzı, bizi bu hale getiren şey. Bizi rahat bırakmayıp dert içinde bırakmaları. Çözüm bulmaya zorlandık. Şimdiki çocukların çoğu öyle değil. Yatan tembel adam gördüğümde ya da ‘Çaresizim ben.‘ diyen olduğunda ağzına vurasım geliyor. Böyle bir şey mümkün değil. Elinde o kadar çok imkân var ki.

 

  • O dönemde mesela çizgi roman filan aileden gizli okunurdu. İşte aile ya da çevre baskısı olunca çoğu şey gizli yapılırdı.
  • Benim öyle değildi. Benimki hardcore’du. ‘Ben bunu yapacağım.’ derdim. ‘Yapamazsın.’ derlerdi. Ama gidip yapardım da. Mesela kursta ebrucular ile anlaşmışım. Hatalı kağıtlarda kalan beyaz kısımlara modeller çiziyorum ben. Bunu satıp para kazanacağım. Sistemi kurmuşum. İşte diyorlar ki: ‘Gidemezsin, kalamazsın.’ filan.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

 

  • Şimdikiler de ‘Git, istediğini yap.’ diyor mesela.
  • Bu sefer de çocuklar yapmıyor. Üşeniyorlar. Yatayım, rahat işim olsun. Popüler olayım. Garip tavırlar. En ünlü ben olayım. Filtre programları filan.

 

  • İK: O program bir de silindi mi yok oluyorlar.
  • Dünyayı yok etmeler, kendince oluyorlar. Tuhaf yani, saygı duyup geçiyorum.

 

  • Hayatın bir film ya da kitap olsa adı ne olsun isterdin?
  • Ne hoş bir soru. Çok kaliteli bir soru. Anime olsun isterdim. İsmi de magic’li bir isim olsun isterdim. Mesela
    sihirli kurdele olsun. Benim de sihirli kurdelem olurdu. Öyle kurdelelerim olurdu ki kopmasını istemediğim şeyleri bağlardım. Bunlar manevi şeyler de olabilirdi mesela.

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

Sensee Nilüfer Karaata İle Söyleşi

  • Hayatın film oluyor diyelim. Seni kimin canlandırmasını isterdin?
  • Ponçik ve tontiş birisi olsun isterdim. Asyalı birisi oynasa hoş olurdu.

 

  • Ama yan karakter olarak mutlaka Jackie Chan olurdu.
  • Çok severim. Ben hayranıyım onun. Üretken ve emekçi bir insan.

 

  • Bildiğim kadarıyla sinema desteği çok büyük kendi ülkesine.
  • Çok güzel bir insan. Hatta filmde ben onunla evleneyim.

 

  • Bundan sonraki yapmayı istediğin hayalin genel olarak nedir?
  • Sadece Cosplay konusunda yapabileceğim her şeyi yaptım. Başarabileceğim başka bir başarı kalmadı. Hayata karşı bir hayalim ise Vespa alırdım. Kırmızı olsun isterdim.

Haberi Yazan: Mehmet Arca

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: